Çiğdem Kağıtçıbaşı’nı Kaybettik (1940-2017)

Yazar: Prof. Dr. Ayşe Öncü, Sabancı Üniversitesi

Sosyal Bilimler Derneği kurucu üyelerinden Çiğdem Kağıtçıbaşı’nı, 2 Mart 2017 sabahı kaybettik. Yeri kolay doldurulamayacak bir bilim insanı, gerçek bir hümanist ve Cumhuriyet kadını idi.

Dünyaca Tanınmış Bir Bilim İnsanı

Kağıtçıbaşı kuramsal ve uygulamalı çalışmalarıyla, sadece Türkiye’de değil, uluslarası bilim camiasına çığır açıcı katkılarda bulunmuş bir bilim insanı idi. Sayısız ulusal ve uluslararası ödül aldı. Çalışmalarının etkisi sosyal pisikoloji, kültürlerarası psikoloji, gelişim psikolojisi gibi geniş bir yelpazeye yayılmıştır.   Geliştirdiği karşılaştırmalı benlik-aile modeli ile psikoloji biliminin kültürler-üstü varsayımlarını sorguladı, insan gelişiminin kültürel bağlamlarını vurguladı. Böylece kültürler-arası psikoloji alanının kurucuları arasında yer aldı. International Association for Cross Cultural-Psychology’nin ilk kadın başkanı ve onur üyesiydi. Amerikan Psikoloji Kuruluşu ve Uluslararası Uygulamalı Psikoloji Kuruluşu tarafından, “Uluslararası Psikolojinin Gelişimine Üstün Katkı Ödülü” ile onurlandırıldı.   Bulunduğu onlarca uluslararası dernek yöneticilikleri arasında belki en önemlisi, 2000 yılına kadar sürdürdüğü Dünya Psikoloji Derneği’nin yardımcı başkanlığı idi. Aynı zamanda International Union of Psychological Science ile Social Science Council’ın başkan yardımcılığında bulundu. Uzun yıllar UNICEF danışmanlığı yaptı. Türk Sosyal Bilimler Derneği’nin de her zaman ilgili bir üyesi oldu, “Ulusal Sosyal Bilimler Kongreleri”ne katkılarını esirgemedi.

Gerçek bir Hümanist

Kağıtçıbaşı’nın özellikle erken çocukluk eğitimi ve gelişim psikolojisi alanlarında gerçekleştirdiği araştırmalar, pek çok sosyal uygulamanın başlangıcı oldu.   Bunlar arasında belki en önemlisi, Anne-Çocuk Eğitim Vakfı’nın (AÇEV) çalışmalarına temel olan erken çocuk eğitimi projesidir. 1982 yılında başlayan bu proje, 3-5 yaş çocukların eğitim gelişmelerini izlemek üzere, toplam 225 aile üstüne odaklandı.   Hepsi düşük gelirli ve düşük eğitimli olan bu ailelerin yarısı, anne-çocuk eğitimine yönelik okul öncesi bir eğitim programına katıldı. Diğer yarısı ise karşılaştırma grubu olarak tanımlandı. Okul öncesi eğitim gören/görmeyen grupların arasındaki farklar yirmi yılı aşkın bir süre izlendi.   Okul öncesi eğitim gören anne-çocukların, okuldaki başarıları, çalıştıkları işler, hatta sosyal ilişkileri açısından üstün oldukları görüldü. Daha önemlisi, bu üstünlüğün yaşam boyu sürdüğü anlaşıldı. Proje sonuçları, uluslararası uygulamalı psikoloji alanında büyük ilgi gördü.   Aynı zamanda, AÇEV’in kurulmasıyla birlikte ülke çapına yayılmış bir erken destek eğitim programının temelini oluşturdu. Bugün halen 62 ilde AÇEV önderliğinde uygulanmaktadır. Erken çocuk eğitimi, Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın katıldığı pek çok sosyal sorumluluk projesinden biriydi. Son olarak gençler için toplumsal refah ve barışı destekleyen bir eğitim programı üstünde çalışıyordu.

Gerçek bir Cumhuriyet Kadını

Kendini eğitime adamış bir aileden geliyordu. Anne babası ikisi de öğretmendi.   Kendisi de üniversite kariyeri boyunca binlerce öğrenci yetiştirdi.   Ondan feyz almış ve yüksek başarılara imza atmış onlarca bilim insanı var. Hayatı boyunca laik ve bilim temelli eğitimin savunucusu oldu.   Eğitim yoluyla kadının toplumdaki yerini yüceltmeyi misyon edindi.   Türkiye’de toplumsal refah ve cinsiyet eşitliği sağlamanın yolunun, akılcı ve laik eğitim yoluyla mümkün olabileceğini savunan Cumhuriyet değerlerine her zaman sahip çıktı. Kadınların başarısını toplumsal kalkınmanın en önemli ölçüsü olduğuna inanmış bir Cumhuriyet kuşağının hem bir savaşçısı, hem de simgesi oldu.

Kağıtçıbaşı’nın kaybı, bilim dünyası için olduğu kadar Derneğimiz açısından büyük bir boşluk yaratmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir